TEVHİD VE TAĞUT

AMENTULERIN ÇARPIŞMA MEYDANINDA TEVHİD VE TAĞUT

Yeryüzünde salah ve fesadın menbaı olan iki kavram vardır: Tevhid ve Tağut. Tevhid salahın menbaı,Tağut ise fesadın kaynağıdır. Tevhid'in olduğu yerde

Tağut olmaz, Tağut'un olduğu yerde Tevhid olmaz. Bu ikisinden birisinin olması için ötekinin yok olması gerekir. Allah-ü Teâlâ değişmez hayat mektebimiz

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Her kim Tağut*u inkar edip de Allah'a iman ederse kapmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır, "(l) Dikkat edilirse bu Ayet-i

Kerime'de Tevhid ile Tağut birarada iki zıd kutup olarak gündeme gelmişlerdir. Ta-ğut'un inkarından sonra Allah'a iman etmekten ibaret olan Tevhid'e ulaşılır,

Tağut'u tasdik ile birlikle Tevhed'e ulaşılmaz. Aksine Tağut'u tasdik eden bir kimse Tevhid'den mahrum kalır. Çünkü Tevhid; hayatı insanlara değil, Allah'a

bağlamaktır. Başka bir ifadeyle Tevhid; Allah-ü Teâlâ'nm ortaya koyduğu herşeyi kabul etmektir. Yani Tevhid; Allah'ı birlemektir, Onu bir tek kabul etmektir.

Tevhid; islam inancının temelini oluşturur. Bir inanç ve hayat anlayışı olarak Tevhid; tarihi tasdikten geçmiş bir değerdir. Bütün peygamberlerin ittifak ettiği ve

mesajlarına temel yaptıkları bir esastır. Sadece kalplerde değil, fiillere yansıyan, insanları kardeşliğe çağıran, evrensel mesajdır Tevhid. Alemi ve bütün insanlığı

ırk, bölge ve imtiyaz gibi sun'i varlığın sırlarını çözmeye davet eden bir düşünce dinamizmidir. İnsanın halifeliğim gerçekleştirmesi için esaslar koyan, hak ve

hukuk sistemidir. Dünyayı refahın, huzurun ve saadetin beşiği yapmaya davet eden bir aksiyondur. (2) Tevhid; peygaberlerin mesajının kaynağıdır, özüdür. (3)

Daha açık bir ifadeyle rabbani davanın değişmeyen esasıdır. Allah-ü Teâla hayat rehberimiz Kur'an-ı KerinVde şöyle buyuruyor: "Andolsun kî, biz her ümmete;

"Allah'a ibadet edin, Tagut'a kulluktan kaçının" dîye (tebligat yapması için) bir peygamber göndermişizdir." (4) Dikkat edilirse peygamberlerin tebliğ ettikleri

Tevhid; Ta-ğut'a kulluktan kaçınıp Allah'a ibadet etmeye sımsıkı sarılmaktan ibarettir. Tevhid; yerde Allah, gökte Allah, evde Allah, mek-tebde Allah,

mahkemede Allah deyip hayatı bir bütün olarak Allah'ın hüküm ve yasalarına kaydsız şartsız teslim etmektir. Yani Tevhid; hayatımızda iki ilaha değil, bir tek

ilaha inanmak ve boyun eğmektir, Tevhid; Allah-ü Teâlâ'mn bütün sıfatlarını tam bir tasdikle kabul ve ikrardan ibarettir. Allah-ü Teâla hakkında tecsimi, teşbihi,

nicelik ve niteliği, zaman ve mekan ka-yıdlannı reddetmektir. Tevhid; sahili bulunmayan uçsuz bir deryadır. Tevhid; Allah-ü Teala'ııın kulları üzerindeki

hakkıdır. Dolayısıyla onun sınırlarını belirlemek yalnızca O'nun hakk lir. Tevhid; vicdanlarda yer eden iman, kainatın tefsiri ve hayatın değişmez en hakiki

nizamıdır. Peygamber (s.a,v)1ın mesajı, hayatı tâğutların saltanatından kurtarıp sadece ve sadece Allah'a teslim etmekten ibaret olan Tevhid idi. Yani Pev.eamber

(s.a.v) insanlığa Tevhidin eğitim ve öğretimini yaptırmıştır. Nitekim AUah-ü Teâlâ şöyle buyuruyor: "Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları elçiye, ümmi

Peygamber'e uyanlar (var ya}? işte Q Peygamber olarak iyiliği emreder, onları kötülükten me-neder, onlara temiz (ve güzel) şeyleri helal, pis (ve zararlı) şeyleri

haram kılar. Ve üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zinciri atar.

O peygambere inanıp ona say* gı gösteren, yardım eden re onunla birlikte gönderilen Nur'a (Kur'an'a Şeriat'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.1' (5) Dikkat

edilirse bu ayet-i kerime'de Peygamber (s"a.v)fın tebliğ ettiği "Tevhid71 gündeme getirilmiştir. Peygamber (s.a.v)'ın tebliğ ettiği Tevhid; mükellefin Allah'a kutluk

etmek için sırtındaki sahte ilahların insan fıtratıyla çelişen ve çatışan yüklerini indirmesi ve boynundaki kölelik zincirlerini parçalaınasıdır. Evet sırtındaki sahte

ilahlara mahsus olan yükü indirmeyen ve boynundaki kölelik zincirlerini parçalamayalım Tevhidi yoktur. Tevhid; Bid'atlardaıı, felsefi kuruntulardan,

beşeri ideoloji'izmlerden bıkmış ve usanmış insanlar için biricik çar -i felahtır. Bundan Ötürüdür ki Ulema-i Kiranı, Tevhid, cennetin miftahıdır, demişlerdir.

Tevhid; "La 'lahe illallah" düsturunu kalben tasdik ve lîsanen de İkrar etmektir.



Yani Tevhid; basegmek için başkald rmaktır. Evet, Allah-ü Teâlâ'ya basegmek için Fi-ravunlara, Nemrudlara, Tiranlara, Karunlara, Krallara, Bel'amlara ve

Tağutlara karşı başkaldırmayan, kendilerini toptan reddetmeyenlerin Tevhidi yokîur. Tevhid, Tağut'un 'red ve inkarından sonra ortaya çıkar. M, Hamdı Yazır

(r.a) bu konuda şöyle diyor: "Tevhid'in sartı^ Tağutlan inkar etmektir. Mümini muvahhid olmak için Allah1a iman'dan evvel Tağutlan asla tanımamağa

amıeylemektir." (6) Görüldüğü gibi Tağutlan. inkar, Tevhid'e ulaşmanın İlk adımıdır. Yani Tevhid, Tağut1 u inkarla başlar. Tağut; Allah-ü Teâlâ'ya karşı

haddi aşan ve bizzat Allah ile Hudud yarışına giren kimsedir. Başka bir ifadeyle Tağut; Allah'a karşı istiğna duygusuna kapılıp insanlar üzerinde Rablık iddiasında

bulunandır. Allah-Ü Teâlâ şöyle buyuruyor: "Hayır, insan tuğyankarhk eder, kendini müstağni görmekle." (7) Dikkat edilirse Allah'a karşı istiğna duygusu,

tuğyankarlığın alametidir.


Tağut; taş, şekil, ya da put olsun, Allah'tan başka kendisine ibadet edilen herseydir. Esasen Tağut, insanı Allah'a kulluktan çıkarıp

Allah'ın gayrisine kulluk etmeye zorlayan ve davet eden herseydir. (8) İbn-İ Kayyim el-Cevziyy şöyle diyor:"Peygamber (s,a.v)1ın getirdiklerinden başkasının

hükmüne başvurmuş, onun getirdiklerinden başkasıyla insanları muhakeme edenler de tağulun hükmüyle hükmetmiş olur, Tağut İse; ibadet edilen olsun,

kendisine uyulan olsun, itaat edilen olsun, kulun kendisi sebebiyle haddini aştığı herseydir. Buna göre bir kavmin tağu-tu, Allah'tan ve peygamber (s.a.v)'den

başka hükümlerine başvurdukları yahut Allah'tan gelmiş bir delil olmaksızın kendisine uyduktan ya da Allah'a itaat olup olmadığını bilmedikleri hususlarda

itaat ettikleri kimsedir. İste bu dünyanın tağutları bunlardır. Bunlar ve bunlarla birlikte insan- lann durumu üzerinde dikkatle düşünecek olursanız; onların pek

çoğunun Allah'a ve Resulü'nün hükmüne başvurup onların hükümleriyle hükmedecekleri yerde tağutun hükmüne başvurup onun hükmüyle hükmettiklerini

görürsün. (9) Tağut; Allah'ın hükümlerine rağmen kendi heva ve hevesinden bütün ve kanunlar uyduran kimsedir.

Esasen Allah'ın şeriatı'na mukabil ve onun yerine geçmek üzere kanun, ilke, yasa, anayasa uyduran her meclis, her

parlemento, her kongre ve her kurultay bir tağuttur. Şunu bilmekte fayda vardır: "Hakimiyet kaydsız şartsız Allah'ındır" düsturunu reddederek "Hakimiyet

kaydsız şartsız Milletindir" safsatasının gölgesinde nücerred kendi aklıyla kanun uyduran veya başkaları tarafından uydurulan kanun ve yasalara "evet" diyerek

muvafakat gösteren her parlamento ve parlementer de bir Tağut'tur. Tağut; Allah-ü Teâlâ'ya karşı budud tayin ederek bizzat hudud yansına giren kimdedir*

Bu konuda M. Ham-di Yazır (r.a) şöyle diyor: "Tağut; İbn-i Cerir et- Taberi'nin tarifi veçhile: Allah'a karşı fuğyankar olup kahru cebrile veya bimza perestiş

edilip mabud turulan gerek insan, gerek şeytan, gerek vcscn, gerek sanem ve gerek sahif herhangi bir şey demektir.Bunun tefsirinde; Şeytan veya sahir veya

kahin veya insü cinnin mütcmerridleri veya Allah'a karşı mabud tanıtıp razı olan Firavun ve Nemrud gibiler veya esnam diye müteaddid ve rivayetlere tesadüf

edilir... Kadı Beyzavi buna; Allah yolundan menedenler fıkrasını da ilave etmiştir... Demek ki Tevhidin şartı masivallah'a / Allah'ın dt-şındakinc küfretmek değil,

masivallah'dan uluhiyeti nef- yetmek ve bu meyanda Tağutları fcüfreylcmek yani onları hiç tanımamak." (10) Dikkat edilirse Tağut'un iki boyutu vardır: Birincisi

Allah'a karşı başkaldırmak, ikincisi ise Allah yerme insanlara karşı Rabhk taslamaktır. Aynı şekilde Tevhid'in de iki boyutu vardır: Allah'a karşı baskaklıran

Tağut'lan redd ve inkar etmek, ikincisi ise Allah'a iman etmektir.


Dolayısıyla Allah'a iman etmek olan Tevhid gündeme getirilirken mutlaka Tağut'un inkarı da gündeme getirilmelidir. Allah-ü Teâlâ'ya iman etmek ne kadar önemli ise, Tağut'u

inkar etmek de o kadar önemlidir. Tağut1u inkar etmenin önemi, Allah'a iman etmenin öneminden ileri gelmektedir. Bunun için Ashab-ı Kiram'ın kendi

çocuklarına öğrettikleri ilk kelimelerden birisi de, "Amentü Billah ve Kefertü Biuağut" {Yani Allah'a iman ettim, Tağutu da inkar ettim, reddettim) kavlidir (l 1)

Sonuç olarak bir kİrnse, sadece "Allah'a iman ettim11 demekle Tevhid'e ulaşmaz. Bir kişinin Tevhİd'e ulaşması için AlialVa iman etmekle birlikte bir de Tağut'u red

ve in--kar etmesi lazımdır. Dolayısıyla İslami hayata girmek İsteyen bir kimse, herşeyden önce Tevhid ile Tağut kelimelerinin manasım öğrenecektir. Çünkü

Tevhid, bütün ibadetlerinin esasıdır.(12) Tağut ise, şirk1 in her boyutunun altyapısıdır* İbn-i Ehil İzz bu konuda şöyle diyor: "İslam'a ilk olarak Tevhid ile

girilir. Dünyadan yon olarak onunla çıkılır. Nitekim Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor: "Son sözü La ilahe illallah olan cennete girer." Evet, Tevhid; ilk ve

son vacibdir." {13) Dolayısıyla diyoruzki Tağut ilk inkarımız ve değişmez son düşmanimızdır. Tevhid ise önsözümüz.Başka bir ifadeyle Tevhid ön ömrümüz ve

son ömrümüzdür.
l-Bakara Süresi / 256 2- Şirk ve Müşrik Toplum (Dr. Nadim Macit) Sh:6. Konya / 1992 -3- Şcrhu Akidstü Tahvijye (İbnt Ehil İz/) Sh:69, Beyrut / 1988 4-Nah!Süresi /3 5-A'rafSüresi/157 6-HakDiniKur1anDİH(M.HamdiYazır)Ç:21Sh:87J,lst/l97L 7-Alak Süresi/6-7 8- Tefsirü Garibi'1 Kur1 an (Ibn-i Kutcybe) Sh: 128, Beyrul /1978 9- A'laırm1! Muvakkin An Rabbi'l Alemin (tbn-i Kayyım) C:l, Sh:40h Beyrut/1991 10- Hak Dini Kur'an Dili (M, Hamdi Ya/.ır) C:2, Sh: 869-871, ist /197I 11- 5ünen-iDaremi(Daremi)C;2, Sh;404, Beyrut /ty. Sünen (Jbn-i Şeyhi) C:i, Sh:34S, Beyrut /ty. 12- TathİTu'l İtikad An Edrarıi'l İlhad (Hs-Sananı) Slı:2R, Medine

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !